İSTANBUL’DA BİR VAHŞİ BATI YERLEŞKESİ: WOODYWİLLE


       Ooooovvv Ovvvv çekilin yoldan vahşi batıdan geliyorlar Amerikanlar değil bunlar Turkish kovboylar. Ne de güzel   bir Grup Vitamin şarkısıydı şimdiki şarkılara bakıyorum da hiç böylesine etkileyici  vs..ooff ya sıkıldım yaşlılar gibi... nasıl konuşuyorlar böyle saatlerce hala anlamış değilim. ..
        Eşim hafta sonu Konuşan Kalem in davetiyle vahşi batıya gidiyoruz deyince aklıma düştü bu parça ve kendi kendime mırıldanmaya başladım. Kovboy Hoteli deyince ya bırak  böyle konsept mi olur ya la dedim ve tabiî ki de  inanmadım.

 Cumartesi  güneş doğduğunda batıya gitmek için uyandırıldım ve E-5 üzerinden servise bindik. Servise bindiğimizde bizi güler yüzlü birkaç blogger arkadaş karşıladı. Sabah sabah  bu kadar enerjik olan insanlara hep imrenmişimdir yaa . Nerden buluyorlar acaba bu enerjiyi gibi bi saçma soru sormayacağım elbette.(abi nerden buluyorsunuz bu esprileri der gibi:) Neyse vurdum  kafayı  önümdeki koltuğa yatırdım kendi koltuğumu da sonuna kadar ohh miss. Şehirler arası  otobüs yolculuklarında koltuğun arkasını sonuna kadar yatırıp kucağınızda yatan adam var ya işte o ben oldum :)

  Uyandığımda bir vadiden aşağı yavaş yavaş iniyorduk . Şile nin koylarına doğru kıvrılırken bir anda sağ ve sol tarafta kalan yapılarda durduk ve otele vardığımızı söylediler.
 Yolun karşı tarafında kapalı olan yerin Kızıldereli kasabasının  olduğu söylendi. Yıllar önce kovboylar tarafında ateşe verilen bu kasaba oturan  7.boğanın kabilesiymiş. Şaka la şaka ama Kızılderili köyü gerçek.

  Otelin iki ana konsepti var. Solda kalan kısmını Kızılderili kasabası sağda kalanı da Kovboy kasabası oluşturuyor. Kovboy kasabasından giriş yapınca sizi resimler de göreceğiniz kasabanın patronu, sahibi, şerifi karşılıyor. 45 yıldır şerif değişmemiş. Kasabayı kuran da yaşatan da kendisi. Yol boyunca babalarımızın Pazar günleri bizim kuşağa zorla izlettirdiği ve tatil günlerimizi perişan eden  kovboy filmlerinde oynayan film yıldızlarının resimlerini görünce de ödül avcısı olmaya karar verdim.  



                         
Kasabanın ilginç odaları da mevcut bunlardan biri yukarıda gördüğünüz gibi balayı çiftleri için ayrılmış.Gerçekten de ince düşünülmüş sessiz ,şirin ve iç açıcı. Hatta sarı  karavanı  bile var.


         Bu arada otelin international camp sahası da mevcut. İngilizce yazayım da entelektüel birikimim gözüksün (: Otelde konaklamayıp karavanla bu güzel manzaranın tadını çıkarmak isteyenleri de düşünülmesi gerçekten hoş.


    İşte kasabanın  şerifi. Bir daha şerif seçilirse yapacağı projelerden bahsediyor. Öhönm öhöm tamam bu da şakaydı şerif 45 yıl önce bu arazinin dutluk olduğunu (bkz.eskiden buralar bağ idi bostan idi dutluk idi) kendisinin nasıl güzel bir otele dönüştüğünü anlatıyor.



    Otelin en güzel manzaralı yeri burası yani burada selfie çekilebilir. Gelin hadi hep beraber çekilelim. Gördüğünüz gibi otele ait bir de plaj mevcut.Plajın kumu beyaz ve taşsız. Yüzmek için ideal:) .


     Otelin  havuzu da mevcut. Hamak da tatilde okunmak için bavula koyulan kitapları okumamak için iyi bir yer.



      Bunlar neyin kafası? At kafası:) Bir vahşi batı kasabasında olmazsa olmaz şeylerden biri elbetteki atlar. Kasabanın atları çok uysal ve aç . Elimizle ne versek yediler o gün. 

Sonuç olarak Woodywille otel vahşi batı konseptiyle diğer birçok otelden ayrılan dokusu (bu arada öylesine bir konsept değil ciddi ciddi kendinizi bir kovboy kasabasında hissediyorsunuz ) sürekli  otelin içinde çalan kovboy müzikleri ve her konuğun takması gereken kovboy şapkasıyla özgünlüğü yakalamış bir otel.



 Fakat gözüm gezerken Red Kitteki  tabutçuyu da aramadı değil zira resimdeki kaçak için konan ödül 1000 dolar:) 

Ayrıca Hotel için ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.woodyville.com.tr/

                                                                                   Sadece Savaş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

 

YAZAR KAFE

Bumerang - Yazarkafe

FACEBOOK'TA BEĞEN

ÜYELER

UYARI!

WHITE COUNDTRY HOUSE COPYRIGHT2013-2016. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.