SEN ÇAYINI NASIL DEMLİYORSUN ?


Modern çağın vakitsizliği bazen en sevdiğimiz şeyleri keyifle yapmamızı elimizden alıverdi.
Kahve den çok çay içmeyi seven biri olarak çalışma hayatına başladığımdan beri çoğu zaman çayı sallama içiyorum. Yeter ki çay tadı olsun da nasıl olursa olsun. Kim demleyecek öyle uzun uzun. 
Hem vakit yok yapmaya!




Son zamanlar da 3. nesil kahvecilik diye bir terim çıktı. 
 Tüm kahve çeşitlerinin demleme eğitimini alan kişiye ' Barista' deniyor.
 Yani Türkçesi kahve barmeni gibi bir şey. 
Artık öyle cezve de Türk kahvesi yapma, 3 ü bir aradayı sıcak suyla karıştırmak kolaycılık oluyor.
Kahveyi sanki deney yapar gibi, deney aletlerinde ve kağıttan süzerek demleme pek bir moda. 
İnternet'te bir araştırın daha neler var neler...




Kahvenin böyle enteresan demleme şekilleri var ise 
bence kahvaltıların baş tacı, akşam sohbetlerinin olmazsa olmazı çayında bir demleme raconu var :))
Bunu diyene bak sanki 40 yıllır bu işi yapıyorum :)))
Evet 40 yılda birde olsa bazen demleme çay yapıyorum elbette. 
En güzeli annemden aldığım tarifle. Çayın tarifimi olur demeyin evet olur!


Öyle hemencecik kettle da su kaynatıp demlemeyle olmaz. 
Kaynamış su değil kendi kendine kaynayan su olmalı. 
Üstüne  koyduğun çayı biraz ıslat ki altta su kaynadıkça onun ısısıyla kavrulsun.
Bu çayın aromasının daha çok çıkmasını sağlayacaktır. 
Altta ki su kaynadıktan sonra üstü demleyip alta tekrar soğuk su koyup kaynaması gerekiyor.
Ben çayı böyle demlediğim zaman gerçekten beni dinlendiriyor. Hele birde içine early grey karıştırdıysam nefis oluyor!

Peki siz nasıl demliyorsunuz çayı merak ettim. Hadi yorum bölümüne yazın öğrenelim ;)


Diyelim ki vaktiniz yok bunların hiç birini yapamadınız. 
Hiç sorun değil güzel bir sunumla çayı, kahveyi ya da her hangi bir içeceği daha çok içilesi hale getirebilirsiniz. Küçük bir tepsiye büyük mutluluklar sığdırmak sizin elinizde. 
Biraz hayal gücü gerekiyor!



Bu arada benim kupam da elma çayı var. 
En sevdiğim bitki çayıdır kendileri. 
Tabi o da hazır keşke doğalını demlemeye vakit olsa.
Ahh şu modern çağ...


Şu modern çağ sadece yiyecek içecek değil insanları da etkilemiş durumunda 
bazıları sallama çay gibi hiç tat vermiyor. 

Önyargısız tatiller diliyorum...



11

YALANCI BAHAR


Bugün güneş yüzünü bir gösteriyor, bir saklıyor.
Sıcak gibi hissettiğim hava aslında içimi üşütüyor.
Ben yine battaniye altından yazıyorum bunları :)
Artık ayağıma patik üstüme hırka giymekten sıkıldım!

Ellerim ise buzzzz...
Nedense kolay kolay ısınamayanlardanım.
Kansızlık dimi :))


Sıkı sıkı giyinen ben güneşi görünce hemen ilham geldi!
Koş Ayşenur koş bu güneş kaçmaz dedim ve aldım fotoğraf makinamı elime.
Fotoğraf çekimi için ışık çok önemli.
Bu aralar en zor bulduğumuz şey...




Bir ışık hüzmesi bile beni yerimden kaldıracak kadar enerji
 verdiyse baharda ki halimi görün bide siz :))
Gerçi bu sefer de bahar yorgunluğu gelir bana kesin :)



Her mevsimin ayrı bir enerjisi ve ruhu var.
İnsanoğlu hemen etkileniyor işte.

Peki ya renklerin enerjisi?
Mesela ben kıyafetteki renk seçimlerimi o sabah nasıl bir ruh halinde uyandıysam ona göre seçerim.
Tüm gün o rengi benimser ve bana verdiği enerjiye göre hareket ederim.
Bilerek yaptığım bir şey değil bu. Tamamen içimden gelen...



Uzun zamandır bu eski orjinal emaye çaydanlıkla bir fotoğraf çekmek istiyordum.
Güneşi de görünce bu kareleri yakalamak kaçınılmaz oldu.

Bu çaydanlığı annem bana Kırklareli den (annemin memleketi) teyzemin bahçesinden getirdi.
Teyzem bahçesinde saksı olarak kullanıyormuş. Annem bizim kız pek sever böyle şeyleri demiş ve benim için istemiş. Ahh teyzem kim bilir ne hatıraların var bu çaydanlıkta...
Şimdi bana emanet, merak etme gözüm gibi bakıyorum ;)


Hatta annem o kadar abartmış ki geçen gelirken bana kocaman bir tencere getirmiş emaye :))
Başka projelerim var onun için ileride!




Ne zamandır istiyordum son moda scculent çiçeklerden. 
Ama bakım konusunda kendime çok güvenmediğim için bir türlü cesaret edemiyordum. 
Neyse ki çok fazla bakım istemiyor kendisi çünkü kaktüsgillerin akrabalarından :) 
Çok fazla sulamaya gerek yok. 
Bakalım bu miniği büyütmeyi başarırsam bundan kendime bir bahçe yaparım artık.





İsterdim ki limonlarım taze Akdenizden. Ama nerede???
Burada doğal bir şey bulmak imkansız...



 Sanırım ben insan çekmekten daha çok seviyorum obje çekmeyi.
Böyle görüntüler tamamen hayal gücümle ortaya çıkıyor...
Söylemeden geçemeyeceğim blog komşum, ablam muhteşem fotoğrafların 
sahibi sevgili Sahilde ki Ev aslında bu konu da beni teşvik eti. 
Kendin daha çok çek görmek istiyoruz deyince cesaret buldum kendimde.
 Senin kadar olamam belki Ayşegül ablacığım ama yolundan ilerlediğim kesin :)



Bazen buraya yazmak istediğim o kadar çok şey oluyor ki yazıp yazıp siliyorum...
Bir çok blogger arkadaşım gibi ben de sıkıntımı derdimi ya da mutluluğumu 
yazmak istiyorum ama yapamıyorum. Kendi kendime burası dekorasyon blogu 
senin üzüntünden derdinden kime ne ki diyorum. 



Gerçek hayatta da mutluluğumu üzüntümü kendi içimde yaşamayı tercih ediyorum. 
Çok fazla paylaşmıyorum. Belki bu yüzden sessizliğim...
Ama bazen ağır geliyor elbette içimde yaşadıklarım. 
Başlıyorum ağlamaya. İyi ki ağlamak diye bir şey var o da olmasa herhalde patlardım :)))
Zaten çocukluk fotoğraflarımın çoğunda ağlayan minik bir kız var :))


Şunu farkettim ki yaşadıkça olgunlaşıyorsun ve geriye dönüp baktığımda ne saçma sapan şeylere ağlamışım diyorum ve çok kızıyorum kendime! Ah bir öğrenebilsem hak etmeyen insanlara fazla değer vermemeyi. 



Yaşadıklarımdan ders çıkarmayı güçte olsa başarmaya başladım.
Gördüm ki başka türlü insanlar da varmış ve onlar da farklıymış herkes ben gibi değilmiş!

Önce bunu kabul ettim. Tabi bu uzun bir süreç yaşadığım sürece hayat bana öğretecek zaten...
Ama benim mütevaziliğimden, sessizliğimden kimse medet ummasın! 
Cevap vermemem karşım da ki kişinin duruma düşmemek içindir...


Bu kez kendim için ilk defa sizlere bunları yazdım .
Bu kez silmeyi tercih etmedim...
bakalım bu başlangıç nasıl olacak :))



Klavyeye bıraktım kendimi bir anda bunlar geçti aklımdan, beynimden, hislerimden...
Sadece paylaşmak istedim ;)


Başınızı ağrıttıysam ne olur kızmayın bana bu gün kendim için bir başlangıç yaptım ve kararlar aldım. Umarım başarılı olurum içimde ki benle bu aralar çok savaşıyoruz ondan :)

Sizi seviyorum...
Bol güneşli haftalar dilerim...































2

Bu gün de böyle...


Son zamanlarda üzerimde öyle bir rehavet var ki bir türlü gitmiyor...
Ama bugün en sonunda yendim kendimi :) Aldım elime makinamı ve çekime başladım.
Makinayı elime alınca da bırakması zor oluyor. 
Fotoğrafları bilgisayara bir attım 300 fotoğraf arasından ancak bunları seçtim.

Aman ne var bunda demeyin sunum konsept belli ama yüzlerce açıdan çekim yaptım. 
Taki işte bu fotoğraf oldu diyene kadar. 
Fotoğraf çekim konusunda her hangi bir eğitimim yok ama kurcalayarak öğrenmeye çalışıyorum. Çektikçe çekiyorum...

Neyse fazla uzatmadan bugün de böyle geçti işte :)


























Bu arada fotoğraf çekimlerimin daha fazlasına
 anlık olarak instagram sayfamdan ulaşabilirsiniz.


...Sevgiler...


5

EVİMDERGİSİ.COM ' HOBİ ODALARINA DÜZEN ŞART'



Sevgili okuyucularım geçen ay ki Evim Dergisi aralık
 sayısında çıkan yazımı kaçırdıysanız 
hiç üzülmeyin buradan online olarak okuyabilirsiniz :)

Ayrıca önceki yazılarıma Basında ben bölümünden ulaşabilirsiniz...












Sevgiler...









0

DİKKAT! BU BİR RÜYA DEĞİL BURASI PASTELA HOME& CAFE

Hani hep hayal ederiz pembe panjurlu şeker mi şeker bir evimiz olsun diye...
Pembe karşıtı olanlar şimdi bana kızacaklar kesin :)

Ama Üzgünüm pembenin mutluluk hormonu salgıladığı bilimsel olarak kanıtlandı bile. Siz de çıkarın içiniz de ki mutluluğu ve kasmayın lütfen kendinizi ;)

Tüm renkleri seviyorum elbette! 
Dekorasyonun mevsimlerin rengine göre değiştiğine inanıyorum ve savunuyorum.

Ama gel gelelim ki gri bulutların hiç gitmediği,  soğuk rüzgarları estiği şu günler de pembenin ve pastel tonların büyüsüne kapılmamak elde değil...

Yine kapalı ve soğuk bir hafta sonunun bizi eve hapsetmesine izin vermedim ve attım kendimi sokaklara :)

İyi ki de atmışım yoksa bu güzellikten sizleri ve kendimi mahrum edecektim.



İnstagram da beğendiğim takip ettiğim mekanları gezmeye devam ediyorum. İşte bunlar dan birisi daha karşınızda! 

Pastela Home & Cafe



Hafta sonu o kadar çok soğuktu ki gelir gelmez kendimizi cafe nin içine attık. 
İyiki de attık çünkü ilk karşılama ve sohbet o kadar sıcaktı ki içimiz hemen ısınıverdi.

Sevgili Neslihan ın hayallerinin ve emeklerinin sonucu butik bir mağaza burası.


Önce den home ofis tarzında çalışırken ilginin çok fazla olmasından dolayı böyle bir yer açmaya karar vermiş.  Bu konu da sevgili Neslihan ın eşinin desteği çok büyük.

 Bizi beraber karşılaşıladılar ve cok keyifli dakikalar geçirdik hep birlikte. Söylemeden geçemeyeceğim Neslihan sanki ev ortamında gibi karşıladı bizi. Ayrıca sıcak çay ve harika bir Çilekli pasta sohbetimize eşlik etti.


Peki ne var bu mağaza da ?
Hiç bir yer de bulamayacağınız güzellikte kumaşlar var. Hem de %100 pamuk !
Bu kumaşlar özel olarak Fransa ve Paristen sizler için taaa oralardan hobi ve dikiş severlere  getiriliyor. %100 pamuk olması konuşun da çok iddialılar. Pastela Home' de bulunan kumaşların hepsi  ithal ve nano teknoloji ile üretilmiş olup organik özel tasarım kumaşlardır.  
Bizzat kumaşları elledim ve o yumuşacık dokusunu hissettim...


Birbirinden güzel ve keşke hepsini alsam dediğim kumaşlar karşımda öylece bana bakıyorlar...
Bu kumaşlardan neler yapılmaz ki ! 
Nevresim takımı, perde, yastık, mutfak önlüğü daha neleeeeer neler....
 Ben henüz kumaş almadım çünkü dikiş bilmeden bu kumaşları ziyan etmek istemem :)
Bir kaçına göz koydum bile:)



Sizce bu nedir ? 
Duvar kağıdı mı ?
Hayır :)
Sevgili Neslihan ın kendi elleriyle çizdiği tasarım kumaş. 
Nasıl ama harika değil mi? 
Sadece bu değil kendi çizip tasarladığı daha bir çok kumaş var. 




Kumaş fiyatlarına gelecek olursak, pamuk olanların metresi 35 lira, keten olanlar ise 45 lira.
www.pastelahome.com  adresinden kumaşları inceleyebilir ve sitede ki telefon 
numaralarından kapıda ödeme ile sipariş verebilirsiniz. 
Ya da buralara yakınsanız kendiniz ziyaret edip birebir satın alabilirsiniz. 

Adres:
Ihlamurkuyu mah. Malazgirt cad. Alpsoy sok No 6
Ümraniye/ İstanbul


Masanın altında ki örtü yine Neslihan ın kendi tasarımı olan bir kumaş.
Bu kumaş mutfak için çok güzel perde olur.
Country tarzı mutfaklar da dolaplara pileli örtü yapmadan olmaz. 
Eğer sizde mutfağınızı country tarzı yapmak istiyorsanız minik çiçekli örtüleri kullanabilirsiniz.


Burası da Pastela Home& Cafe nin minik mutfağı. 
İçerde her daim sıcak çay ve mis gibi taze ev kurabiyeleri hazır.
Cafe kısmı şuan için şimdilik satış amaçlı değil. Sevgili Neslihan misafirlerine ikram ediyor.
Ama ilerleyen zamanlarda mağazayı biraz daha büyütüp cafe bölümünü genişletmeyi düşünüyor.
Hayaller bitmez zamanla yavaş yavaş...



Eğer sizde hobi ile uğraşıyorsanız ya da uğraşmak istiyorsanız bu kumaşlardan illa çok büyük şeyler yapmaya gerek yok. Minik craft ürünler de dikerek mutfağınız da ve ya odanızda dekorasyon aksesuarı olarak kullanabilirsiniz.





Sadece kumaş satılmıyor elbette. 
Bu kumaşlarla yapılmış kasnak duvar süsleri de var. 
Ayrıca dikiş bilmiyorsanız hiç üzülmeyin. 
Mağazadan kumaş seçip her türlü siparişi verebilirsiniz. 
Atölye de sizler için özel olarak dikiliyor.


Bu köşede oturup dilediğiniz kumaşları seçerken keyifli sohbetler yapabilirsiniz.
Ayrıca doğum günleri, baby shower, lansman gibi özel günlerinizi burada kutlayabilirsiniz.
Yine ilerleyen zamanlarda çok güzel workshoplar düzenlenecek burada.




Mağazanın dekorasyonu Neslihana ait.
 Her ayrıntısı ile birebir kendisi ilgilenmiş.
Sandalyeler, renkler özel olarak seçilmiş ve günler süren emeklerin 
sonucu böyle köşeler ortaya çıkmış.






Pastela Home& Cafe yi instagram hesabından da takip edebilirsiniz.

Gerek Neslihan ve eşinin samimi karşılamaları gerekse mağazanın etkileyici atmosferi 
bize çok keyif verdi. En kısa zaman da tekrar gitmek istiyorum. 
 Görüşmek dileğiyle sevgiler...





9
 

YAZAR KAFE

Bumerang - Yazarkafe

FACEBOOK'TA BEĞEN

ÜYELER

UYARI!

WHITE COUNDTRY HOUSE COPYRIGHT2013-2016. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.