KUZEY EGE TURU 1. GÜN AYVALIK- CUNDA ADASI

Toplanın millet şöyle yamacıma size anlatacaklarım var :) Biraz daha yakınıma hah tamam şimdi oldu! Ramazan Bayramında  -hani şu şekerli olanı- kent reklamlarındaki gibi bir aile saadeti yaşamayalım da  gidelim çılgınlar gibi gezelim heyyo yeah falan dedik bir an gaza geldik ve Kuzey EGE turuna katıldık. Fiyat olarak bayram tarifesi de dahil 409 lira. Arefe akşamı bindik otobüse . Sabah gözlerimi açtığımda Kaz dağlarının eteklerindeydik.




Kahvaltı için erken bir saat olsa da cimri pinti görünmeyelim diye sabah 6 da kahvaltı için güzel bir mekana oturduk. Fakat kahvaltı mekanın doğasına aykırı bir şekilde lezzetsizdi. Çaylar da soğuktu. 20 lira ödedik:/ Bunun dehşetiyle uyandım :)



Bu arada araya kedi resmi de koyalım da ne kadar da sanatsal bi fotoğrafçıyım imajı yaratayım dedim :)




Kahvaltıdan sonra gerçi sabah mahmurluğundan ne yediğimi de hatırlamıyorum ya ... Ayvalık'a doğru yola çıktık. Resimde de gördüğünüz gibi eskiden hep buralar bağ idi bahçe idi ayvalık idi...:)



Ayvalık gerçekten de etkileyici manzaraları olan güzel bir tatil beldesi. Tek olumsuz yanı rüzgarı. Sizi olduğunuz yerden savurabiliyor.



Yukarıdaki manzarada Norveçi anımsatıyor. Ben de hiç gitmedim la siz gibi bilmiyorum (:

 Güneşin batışının en güzel izlendiği yerlerden biri olan Şeytan Sofrasındayız.



Ayvalık deyince evde yemek yapmayanlar,öğrenciler ,fast foodçular iyi bilir akla hemen tostu geliyor. Evet adamlar haklıymış Ayvalık Tostu gerçekten 10 numara tost . Ekmeğinden malzemesine her şey lezzetli.Tatmadan geçmeyin (buraya reklam verebilirsiniz:)



Tekne turları  adam başı 40 lira yemek dahil.  Saat 12 gibi çıkıp akşam 6  gibi geliyorsunuz.
Fakat rüzgara dikkat..




Daha sonra ekiple beraber Ayvalık merkez turuna çıkıyoruz. Eskiden rumların kilise olarak kullandığı birçok yapı 1920 deki mübadelelerden sonra gelen Türklerle camiye dönüştürülmüş durumda.




Kilisenin resimleri kapatılmış ve minber kısmı eklenerek cami yapılmış.Gerçekten ortaya androjen bir ibadet merkezi çıkmış. 




Ayvalıktan ayrılıyor ve Cunda Adasına ( Alibey mahallesi) doğru hareket ediyoruz. Adı ada olmasına rağmen kendilerine kara yoluyla ulaşıyoruz. Bu arada Ayvalık ta öyle çok gezilecek yerler yok bir numarası yok yani. Ada daha güzel ;)





Burada kendine özgü tarzları ile küçük butikler ilgimizi çekiyor.



Her sokak arasında burada poz vermezsen, fotoğraf çekmezsen olmaz dedirten dekorlar bulunuyor. Haliyle fotoğraf çelmek için kuyruk bile oluyor...



Çarşı aynı zamanda bir köy pazarını da andırıyor.





Butik oteller ise burada daha fazla vakit geçirmek isteyenler için tercih edilebilir. Oteller yine Rum mimarisinden kalma tarihi evler. 




 Ardından Türkiye'nin en büyük koleksiyoneri olan Rahmi KOÇ'un Oyuncak Müzesine doğru yola çıktık. Zenginlik böyle bir şey olsa gerek ne bulursa toplamış adam :)



İlk arabalardan modern arabalara traktörlerden itfaiye arabalarına çocukluğumuzdan beri gördüğümüz her türlü oyuncağı görmek mümkün müzede. 






 Yazın mahalle aralarında hepimizin küfür ettiği geceleri büyük bir gürültüyle giden mobilet bisikletler bile vardı. Sanırım Rahmi KOÇ ta sesten rahatsızdı, parası neyse verim bir daha dolaşma dedi ve alıp müzeye koydu :)





Müzenin bulunduğu bina yine tarihi bir kilise.



Organik morganik anlamam pek bu işlerden ama bu işin de bi piyasası oluştu .Organik diye bizi mi yiyorlar acaba diye düşünüyorum ara ara. Almadım çok pahalıydı :)






Öğlenin kavurucu sıcağında taşlı sokaklarda eğri büğrü yürümek nasıl zevkliydi anlatamam (!)




Adanın merkezinde gezdikten sonra deniz kenarında oturup dinlenebileceğiniz mekanlar bulunuyor.



Buraya gelir gelmez midyeci görünce hemen atladık kaç tane yedik hatırlamıyorum. Ardından üstüne adanın meşhur dondurması ile bir güzel serinledik. Doyduk mu tabi ki de hayır :) Buzlu badem satan amca dan bademleri aldık bir güzel yedik. Çocuklar gibi şendik :) Tatilciyiz biz tatilci ! Yine olsa yine yaparız (:


Çarşıyı gezerken deniz ürünleri hediyeleri satan dükkan da ilginç ürünler bulmak mümkün. Mesela üstteki balonlu diken balığı gibi :)



Vee nasıl bitti dediğimiz günün sonunda biz otelimize doğru yola çıktık...
Devamında 'Görmeden ölürsen yaşadın sayma' dedikleri Bozcaada yazımız var.
Bekleriz efendim...

2 yorum:

 

YAZAR KAFE

Bumerang - Yazarkafe

FACEBOOK'TA BEĞEN

ÜYELER

UYARI!

WHITE COUNDTRY HOUSE COPYRIGHT2013-2016. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.