YENİ BİR ŞEYLER VAR


 Hep özenip özenip baksam da bir türlü cesaret edemediğim bir işe başladım bu aralar. Aslında yaz tatilinin son zamanlarında nedense bir ilham geldi ve bir cesaretle oturdum dikiş makinasının başına. Tabi bu cesarette yakında teyze olacağımın mutluluğunun da payı var :) Aldım kumaşı elime kayınvalidemin yardımlarıyla küçük küçük keseler dikmeye başladım. Hiç dikiş bilmeyen birisi olarak başlangıç için çok iyi olduğunu düşünüyorum benim için öyle :)



Daha sonra bu keseleri keçelerle süslemeyi düşündüm. Öncelikle benim de böyle güzellikler yapabilmem için malzeme ihtiyacım vardı.  Facebook'ta takip ettiğim malzeme satışı yapan Pembe Camekanla iletişime geçtim ve bana başlangıç için paket hazırladık. Benim ihtiyaçlarım doğrultusunda yardımlarıyla hazırladığımız keçe, kalıp ve malzeme paketi ben tatilde olduğum için benim isteğim üzerine yaklaşık bir hafta sonra elimde oldu. 


Paketin içinden çıkan işte bu güzellikleri insan kullanmaya kıyamıyor.  İhtiyacım olanlar 15 pastel renk set, 15 renk canlı set, muline ip, keçe makası, işaretleme ve suyla silinen kalem, boncuk elyaf, isteğime göre kalıplar. Malzemeler oldukça kaliteli ve kullanışlı geldi. 
Özellikle pastel renkler bir harika bu renkler başka kimsede yok :) 
Pembe Camekanı mutlaka ziyaret etmek isteyenler buraya.


Oturduğum şehirde keçe çeşitliliğinin az ve kalitesiz olmasından dolayı böyle bir tercih yaptım iyikid e yaptım:) Malzeme çeşitliliği çok fazla ve yeni başlayanlar için Pembe Camekan sahibesi yardımcı oluyor. Özellikle küçük ve imkanları kısıtlı olan şehirlerde oturanlar için tavsiye ederim.




Bu malzemelerle her şey yapılabilirdi. Ama ben herkesin yaptığı sıradan ve basit şeyler yapmak istemiyordum. Ne zamandır yaptığı çalışmaları ve el emeklerini takip ettiğim bir sayfa var.Yine Facebook'ta Evim Benim Atölyem sahibesinin yaptığı minik bebişler için olan tasarımlar beni benden aldı. Hepsi ince bir işçilikle yapılmış olması çok güzeldi. Ziyaret etmek isterseniz buraya mutlaka bakmalısınız. 


Ben de onun yaptığı tasarımlardan esinlenerek bir şeyler yapmaya çalıştım ve Evim Benim Atölyem sahibesinin de izni olarak yaptıklarımı sizlerle paylaşıyorum. Bunlar ilk deneyimlerim. Benim çok hoşuma gitti ve çok zevk alarak yaptım. Yaptıklarım elde dikme olduğu için emek istiyor. Klasik ürünlerin dışında böyle farklı ürünler yapmak her zaman farklılığı getiriyor. 





Lavanta keseleri






Takı yastığı


İlk deneyimim olmasına rağmen herkes çok beğendi ve şaşırdı özellikle dikiş bilmememe rağmen bu denli özenli yaptığıma ben bile şaşırdım. Ellerime sağlık :) 

Şimdiden soranlar oluyor sipariş alıyor musun diye. İlginiz için herkese çok teşekkür ederim.  Bu konuda öncelikli olarak kendimi biraz daha eğiterek işin püf noktalarını öğrenmek istiyorum . Teyze kızının cicilerini bir hazırlayalım daha sonra yakın arkadaşlarım ve benim için özel olan dostlarıma yapmayı düşünüyorum.




En son ne kadar yoğun olduğumdan bahsetmiştim. Ama kendimi bloguma karşı sorumlu hissettiğim için görevimi yerine getirmeyince içim rahat etmiyor. Çok yorgun olmama rağmen bu yazıyı sizlerle keyif alarak paylaşıyorum. Bu aralar instagram bağımlısı olduğum için resimleri anlık olarak paylaşıyorum ve tabletimden çekiyorum . Çok kaliteli değil ama ben dayanamadım fotoğraf makinasıyla çekmeye, hemencecik sizlerle paylaşmak istedim mazur görün ;)


Bu arada yetiştirebilirsem hafta sonuna muhteşem bir tasarımımla sizlerin karşısında olacağım çok az bir şey kaldı ama bu sefer sabredeceğim :) Tam olarak bitince buradan yayınlamayı düşünüyorum. Şimdilik bekleme ve takipte kalın ;)

...Herkese mutlu , sıcacık akşamlar...



11

HOŞGELDİN SONBAHAR



Şehrime, evime, işime, hayatıma hoşgeldin...
Mevsimler öyle bir şey ki insanın ruhunu sarıp sarmalıyor. Birkaç hafta önceye kadar sıcaklardan bunalan ben, şimdilerde pembe battaniyemin altında sıcacık çayımı yudumlayıp dizi izlemeye başladım bile :) Özlemişim bunları yapmayı. İyi ki ülkemizde dört mevsim var ve hepsini yaşayabiliyoruz. Yazı daha çok sevdiğim doğrudur ama yaza ulaşmak için o bekleme zamanını yaşamak gerek. Her mevsime farklı duygularla başlamak ve yenilenmek gerek...

Biz öğretmenler için sezon açıldı. Bu sene benim için çok yoğun bir sene olacak. Daha çok çalışıyorum ve daha çok yoruluyorum. Şikayet etmiyorum şükürler olsun sağlığım el verdiğince çalışmaya devam edeceğim. Bunlar tatlı yorgunluklar.

Tek sıkıntım hobilerime artık yeterince vakit ayıramamam. Hafta içi boyalarıma, keçelerime ve daha bir çok şeye el sürmüyorum bile diyebilirim. Ama haftasonu tüm bunların acısını çıkarırcasına boya yapıyorum, keçe dikiyorum. Bu arada blog yazılarımda gecikiyor. Sanırım bu sene artık haftasonları yazı yazabileceğim. En çok da blogumu özlüyorum diyebilirim. Ama bunun dışında facebook hesabım ve son zamanların yeni trendi İnstagram beni de sardı. İnstagram hesabımda anlık paylaşımlarımı daha sık yapıyorum dileyenler beni buradan takip edebilirler ;)

Sonbaharın ruhunu ve tarzını harmanlayıp evimde sonbahar köşesi yaparak çekimler yaptım. Fotoğraf makinemle objeleri çekmek, onlarla oynamak en büyük zevkim bana terapi gibi geliyor.
 Bu arada resimlerimde kullandığım aksesuarlar Evim dergisi Eylül sayısında yayınlanan kendi yaptığım el yapı tasarımlarıdır. Ayrıntısına bakmak isterseniz burada . Veee daha önce bahsettiğim Alaçatı sandalyem ve taburem :) Şu an orijinal halinde kendilerine dokunmadım bir süre böyle kullanmayı düşünüyorum. Kim bilir bir gün başka bir şekilde karşınıza çıkar...

Eğer sizde evinize sonbahar havası vermek istiyorsanız kullanacağınız renkler çoğunluk sarı, turuncu, kahverengi, kırmızı ve toprak tonları olmalı.

...İyi seyirler...
































Evlerimiz mevsimlere göre değişiyor. Kimi zaman yeniler geliyor kimi zaman eskiler. Tüm evimi mevsime göre dekore etmenin biraz abartı olacağını düşünerek böyle bir köşe yapmayı tercih ettim. Bu köşe şimdilik koridorda duruyor ve gidip geldikçe bakıyorum hoşuma gidiyor. 

Bu arada eşim böyle durumlardan biraz şikayetçi şöyle diyor ' Senin için kullanışlı olması ya da işlevselliği önemli değil sadece ve sadece gözüne güzel gözüksün ve sadece seyredelim kullanmayalım' . Ne yapayım bana bu resimler sanki bir tablo sanki bir sanat eseri gibi geliyor kullanmasam da olur seyredeyim yeter :) Bendeki dekorasyon tutkusu işte böyle bir hal aldı...



Sonbaharın gelmesiyle güneşi daha az görür olduk. Ama yeter ki içimizdeki güneş hiç sönmesin. Eğer içinizdeki ışığı söndürürseniz etrafınızdakilerin ve böyle güzellikleri paylaşanların büyük güçlü ışığı sizi sarar ve etkiler.


Böyle güzel paylaşımlardan kendinize örnekler çıkarmak, yeni bir şeyler öğrenmek ve en önemlisi bilginin paylaşımla çoğalacağını unutmadan kalbinizdeki yaşama canlılığını sakın kaybetmeyin. İnsanları yargılayarak sonbahar gibi siz de solup gitmeyin...

En büyük idealiniz insanlara sevgiyle yaklaşmak olsun. Sevgi en büyük ve en güçlü mutluluk hormonudur.


Şimdi benim gibi bu tür güzel blogların hem sıkı takipçisi olup  hem de onların yanlışlarını bulmak için çabalayan adsız arkadaşlar size söylüyorum başarılı insanları kıskanmak yerine lütfen siz de bir şeyler yapın da biz de görelim doğrusu nasıl oluyormuş... Bu tür şeylerle vakit kaybetmek yerine fotoğrafını çekip arşivinize atın bir gün bir yerlerde karşınıza çıkar mutlaka ;)

Fotoğraflarımı elbette kopyalayıp paylaşabilirsiniz ama unutmayın benim bu fotoğraflarda bir emeğim var. Lütfen paylaşırken kaynak göstermeyi unutmayın.

...Her zaman sevgiyle kalın mutlu hafta sonları...


8

ALAÇATI GÜNLÜĞÜ 2

 
 
Artık sonbahara girmiş bulunsakta bu duruma sizde benim gibi alışamayanlardansanız ozaman Alaçatı yazımın ikinci bölümünü keyifle okuyabilirsiniz.
Nerde kalmıştık :)
 
 
 
Kendi halinde mahalle kahvesi keşke tüm kahveler böyle olsa...


Resimdende anlaşılacağı üzere dışından bile oldukça ilgi gören bir butik
 



İçeride ve dışarıda dekorasyon ve giyim ürünleri bulunuyor. Bazıları el yapımı bazıları hazır ama hiç biryerde olmayan farklı ürünler var.

 
Ürünleriyle kendi tarzını oluşturmuş çok şirin bir mağaza burası ama fiyatlar biraz yüksek :/
 
 
 
Eskiden Chiccy mağazasının Alaçatı girişinde büyük bir mağazası vardı. Orayı kapatıp çarşı içine doğru iki tane mağaza açmışlar. Eski mağaza çoğunlukla ev dekorasyonu üzerineydi ama şimdi iki mağaza olmasına rağmen dekorasyon ürünlerini azaltmışlar. Ağırlıklı olarak takı üzerine yoğunlaşmışlar. Bu markanın tarzını özellikle ev dekorasyonu ürünlerini çok beğeniyorum. İndirim zamanlarında markafoni, trendyol ve daha bir çok sitede satışı oluyor ve buralardan uygun fiyatları alışveriş yapabilirsiniz. 


 
 
Burası Alaçatıya geldiğinizde doğal ev yemekleri yiyebileceğiniz kendi halinde bir lokanta. İçeriden mis gibi kokular geliyordu. Konserve domates sosları, turşular, domates, biber hepsi doğal ve organik.
 
 
 
Bu manzaraya bayıldım neden derseniz sizce de ilginç değil mi? Ne bir dükkan ismi var ne de dükkanla ilgili bir bilgilendirici yazı var. Kaçta açılıyor kaçta kapanıyor gibi. Belki dükkan bile değil hobi olarak düzenlenmiş bir oda bile olabilir. Herşey ufacık tefecik çok şirin geldi bana :)
 
 
 Biraz daha yakınlaşırsak içeri de hani şu eskideeeeeen babaannelerimizi, ananelerimizin kullandığı emaye tabak, çanak, bardak, tencereler vardı ya işte onlardan. Tahminlerime göre mutfak eşyaları satan bir dükkan diye düşünüyorum :) Bir kaç mağaza da daha vardı şu kırmızı mavi emaye bardaklardan merak ettim sordum fiyatını 25-30 lira arası değişiyor. Aman siz siz olun annelerinizden alın toplayın bu eski emayeleri şimdilerde çok moda çooook ;)
 

 
Aradığınız ismini duyduğunuz bir butik dükkan varsa sizi yönlendirici tabelalar mevcut onları takip edin yeter :)
 
 
 
Sakula home daha önce duymuştum ve merak ediyordum nasıl bir yerdir diye ama ne yazık ki gittiğimizde daha açılmamıştı bizde pencereden bakmayla yetindik.
 

 
Burada tamamen el emeği ürünler satılıyor. Özellikle dekoratif ahşap boyama ürünleri oldukça fazla.
Meraklısına not : Sakula eski sanskritçe dilinde iki kelimenin kombinasyonudur. ‘Sa’ doğmak anlamındadır. ‘Kula’ aile, topluluk anlamındadır.
 
 Çok ilginç bir bilgi daha ; Buranın sahibesi aslında Ege Üniversitesi ana bilim dalı başkanı Prof. Dr. Mehtap KÖKSAL. Halen ünüversitede görevini yürütmekte. Doçent olduktan sonra paljlardan topladığı taşları boyayarak taaa buralara kadar gelmiş. Ahşap boyama eğitimini benimde eğitim aldığım Boyacı Kedi den almış.
 
Ne kadar güzel bir tablo değil mi doktorluk mesleğinden vazgeçmeyerek insanın inandığı hobileri uğruna böyle bir yolda ilerlemek ve belki hayatın bizi, üniversite sınavında yaptığımız tercihler sonucu yoğun stresli iş hayından biran olsun sıyrılıp insanın hayalindeki , içinde bir yerler kalmış bir hobisin hayata geçiren çok güzel bir örnek oldu benim için. Daha ayrıntılı bilgiye ulaşmak için buradan inceleyebilirsiniz.
 
 
 İkinci el mi yoksa kaç el geçti bilmem ama içerisinde bambaşka bir dünya olan antika ürünler satan bir mağaza.
 

Dediğim gibi öğlen saatlerinde çoğu mağaza açılmış olmuyor daha. Olsun dışarısı bazen daha ilginç olabiliyor ;)
 
 
'19.Yüzyıl Alaçatı yaşam tarzını hissedeceğiniz, tarihi mimarisine sadık kalınarak ve bununla beraber çağdaş yaşamın gereksinimleri gözetilerek restore edilmiş 150 yaşında bir konak.. Büyüleyici güzellikte bir Rum evi ve yemyeşil huzurlu bir bahçe.. Burası TashMahal Alaçatı.. Hoşgeldiniz' Diyor burada :)
 
 
 
 
Daha önce dediğim gibi Alaçatının bir diğer özelliğide burada ki dükkan isimlerinin farklı ve benzersiz olması sanırım.
 

 
Aslında ne kadar sade ama bir okadar da anlamlı. Akılda kalıcığına daha çok inanıyorum.
Sadece 'Bazen' ....

 
 
Huzur ve sakinliğe davet ediyor eflatun sizi....
 
 
Eskinin kıymeti yaş geçtikçe anlaşılıyor sanırım. Ama ben daha gencim biraz erken anladım bu kıymeti sanırım :) Olsun bu durumdan mutluyum.
 
 
Ne kadarda doğru bir isim olmuş çok düşünmeye gerek yok çünkü herşey eski ama 'kıymetli eski'.
 
 
Şu kapılar ne kadar hoşuma gitti bir bilseniz. Eski köy kapıları. Şöyle büyük bir evim olsa salonuma hiç düşünmem dekor amaçlı alırdım.
 

 Eskiden ekmek yapımında kullanılan hamur tekneleri, ekmek tahtaları, Çömlekler hepsi burada hepsi de satılık. Fiyatlar biraz pahalı.
 

Alaçatı tarihi eski bir yerleşim yeri olduğu için burada satılık antika ürünler zamanında burada yaşayan ama artık göç etmiş insanlardan geriye kalan hatıralar sadece...
 


 
Her gezdiğiniz sokak sanki evinizin bir köşesi , bir odası gibi dekore edilmiş. Mağazlardan sokaklara taşıyor dekor.



Alaçatının tarzını, konseptini belirleyen de bu mağazlar oluyor çoğu zaman.

 
Sanmayın hep country, vintage tarzı ürünler var burada. İşte size retro tarzdan hoşlananların merakla gezeceği bir dükkan. 


 
 
 
İçeride retro bağımlılarının tam istedikleri, yine tabi eski ama bir çoğuda kullanılmamış yeni ürünler var.  
 
 
 Aysel! Şarkıcı Berkay'ın açtığı mekan da pop art tarzında. Gece 24:00'ten sonra 80-90'ların müzikleri çalıyor. Aysel çılgın bir kadın, mutfağı da bir o kadar deli dolu.
 
 
Ev tekstil ürünleri ve özellikle bebek ürünleri çok güzel olan bir butik mağaza...
 
 
Pudra gibi toz pembe bir yer burası... 
 
 
 
Şu emayelerden alamadan geldim ya içimde kaldı :) Ama neyse annem bulmuş ve şuan benim için saklıyor.  Artık annem bile nerde eski benim ilgimi çeken birşey olursa hemen telefon ediyor haber veriyor kızım istermisin ayırıyım mı sana diye :)
 
 
 
Böyle küçük göründüğüne bakmayım burası hem otel hem de zeytinyağı ve şarap evi.  İçeride balkonu, terası ve hatta havuzu olan bir yer. Ayrıntılı incelemek isteyenler buraya bakabilirler.
 
 
Alaçatının böyle sakin sokaklarına rastlamak pek mümkün olmuyor. Öğlen saatlerinde sıcak olmasından dolayı çok sakin oluyor. Çoğu dükkanda kapalı zaten. Ama bol bol rahat rahat fotoğraf çekmek istiyorsanız bu saatler çok uygun. Yoksa aman ben akşam serinliğine kalayım derseniz acaip kalabalık ve hatta yürümekte zorlanırsınız. Fotoğraf çekmek için yolu kapayan insan kalabalığıda ekstrası :) En iyisi mi siz öğlen gidip fotoğraf çekip akşamda alışverişinizi yapın yemeğinizi yiyin.
  

 
Bir biri ardına sıralanmış tek tek davet eden mini butikler...
 


 
 Ne kadar güzel tablo gibi sanki...
 
 
 Mahalle kahvesi ama dutlu :)
 
 
 Sakin olun sadece yemek yemeğe çağırıyor sizi  :)
 
 
Renkli olmayı tercih etmiş farklı bir butik otel daha.
 
 
Alaçatının dekoru lavanta kokan sokakları.... 
 
 
Belki tv de magazinde ya da internette görmüş olanlar vardır. Emre Altuğ bu sene Alaçatıda bir butik otel açtı. İşte orası burası :)
 
'Bay Sako adını verdiği butik otel, onun çocukluk hayaliymiş. Müzik ve tiyatronun dışında bir gün turizm işine gireceğini lise yıllarında bile söylermiş. '
 
Otel ile ilgili bir kaç ilginç kural var;
'Otelde kahvaltı yok ve 15 yaş altı çocuklar otele alınmıyor.'
Birinci nedeni şöyle açıklıyor; 'Bu otelin müşterileri sabah 05.00’ten önce yatmıyor. Kalkmaları 11.00’i buluyor. Normal otel standartlarında kahvaltı 07.30 ile 10.30 arasında veriliyor. Biz burada kahvaltı çıkarsak ya eve götürmek zorunda kalacağız ya da kedilere vereceğiz. '
İkinci neden ise;'15 yaş altı çocuk alınmıyor. Merkezdeki otellerin birçoğunda bu kural var. Çocuğun buradaki gürültüden rahatsız olacağı, erken saatte uyanan çocukların gürültüsünden de diğer müşterilerin rahatsız olacağını düşünüyoruz. İki taraflı bir şey bu. '
 
Karar sizin :)



 
 Alaçatı sandalyeleri her sokakta her evin önünde. Benimde var ki :)
 
 
 İpekçe de özgün gece kıyafetleri, göz alıcı takılar ve birbirinden özel ev aksesuarları ve ev tekstil ürünleri satan bir mağaza. Bir diğer mağazası ise Bodrum Türkbükünde bulunuyor.
 
 
Sokaklar sanki evin bir odası gibi ...
 
 
 Burayı bilmeyen yoktur akşam burada yer bulmak imkansız gibi bir şey.
 
 
Alaçatın yel değirmenlerinin oradan çektiğim uzaktan bir görüntüsü. İnsan nerde o sokaklar mağazalar diyor sanki, unutmayın burası bir labirent ama kaybolmak yok :)
 
 
İki bölümlük olam Alaçatı yazımı burada sonlandırmış bulunuyorum. Elimde daha bir sürü fotoğraf ve bilgi var ama eleyip seçmem düzenlemem bile çok vakit aldı. Umarım hoşunuza gitmişdir ve yazdan kalma son güneşli günlerimizde  bu resimlere bakmak size de iyi gelmiştir. 
 
Daha Ege-Akdeniz turumun yazıları duruyor onları tamamlamak gerek, bu ara birde kasım ayında teyze kızının bebişi olacak ona hazırlıklara başladım çok güzel şeyler yapıyorum. Çoğunlukla instagram ve facebook hesabımda yaptıklarımı anlık olarak paylaşıyorum oralarıda bir dolaşmayı unutmayın ;) Çok işim var çoooooook...
 
Tüm eğitimci arkadaşlarımın ve velilerin yeni eğitim öğretim yılını da kutluyorum .
 
Bol enerjili bir hafta olsun hepimize sevgiler :)
 
 
 
10
 

YAZAR KAFE

Bumerang - Yazarkafe

FACEBOOK'TA BEĞEN

ÜYELER

UYARI!

WHITE COUNDTRY HOUSE COPYRIGHT2013-2016. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
BU SİTEDE YAYINLANAN YAZILAR VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.